Yer Demir Gök Bakır

Yer Demir Gök Bakır❰PDF / Epub❯ ☉ Yer Demir Gök Bakır Author Yaşar Kemal – Jobs-in-kingston.co.uk After a particularly bad season a group of poor cotton pickers are unable to pay their creditor shopkeeper Adil Effendi Overwhelmed with shame and guilt they wait in terror for Adil to come and demand After a particularly bad season a group of poor cotton pickers are unable to pay their creditor shopkeeper Yer Demir ePUB ô Adil Effendi Overwhelmed with shame and guilt they wait in terror for Adil to come and demand retribution But when he inexplicably fails to appear Adil begins to represent an irrational and tyrannical force growing in their minds until they become sick with apprehension and obsessed with the terrible disaster that is sure to come upon themIn their despair they turn to Tashbash a brave decent and loyal man investing him with virtue grace and miraculous power But the cotton pickers have no idea of the effect of their idolatry on Tashbash with his innocent doubts and mental torment until his fate finally befalls him and the novel draws to its apposite close Written with deep compassion and lyrical beauty this is a novel alive with the acute observation of human nature. This novel is set in early 1900’s in central Turkey where the author was born in 1922 You don’t I don’t anyway normally think of harsh winters in this region but the entire novel is set against a background of raging blizzards where folks disappear into the drifts and aren’t found until the spring thaw These are dirt poor peasant farmers living in dirt floored hovels alongside their animals and relying on animal body heat to keep them warm The lives of women in this Moslem culture are particularly harsh The peasants did not pick enough cotton last season to pay their rent and the thought of the landlord coming from a neighboring village to seek retribution keeps the villagers terrorized all winter long As is sometimes the case in such destitute circumstances the people need a messiah and sure enough they find one in their village I‘m reminded of Rebellion in the Backlands the Brazilian historical novel by da Cunha where similarly destitute folks in northeastern Brazil create a messianic movement that is crushed by the government But this Turkish fellow is a reluctant messiah and he resists his role to comic length There’s a lot of local color even though most of it is wintry white The author of this beautiful writing is a classic Turkish writer the Orhan Pamuk of an earlier generation I believe that this novel I reviewed is the second book in a tetralogy that begins with the author’s most famous work Mehmed My Hawk It’s hard to know for sure because I have not been able to find a definitive list in English of the four novels since most information on the web about this author 1923 2015 and his books is in Turkish and not all the works have been translated Top photo in the Taurus Mountains of southern Turkey near where the author was born and the story is set from gettyimagescom Turkish peasants in 1909 from cdnshopifycomThe author from fotohaberlercomRevised edited photos added 11420 Çukurovadan yeteri kadar pamuk toplayamadıkları için dara düşen köylüler kendileri gibi yoksul ve çaresiz birini ermiş mertebesine çıkarıp ona sığınmaya ondan medet ummaya başlarlar Lakin garip bir durum vardır ortada; ermişte gördüklerini iddaa ettikleri mucizeleri gariban ermiş köylü tüm aramalarına rağmen kendinde bulamamaktadır; ne köylülerin iddia ettikleri gibi başının üzerindeki yedi ışık ne de arkasından gelen koca dağ Köşeye sıkışan başkaca da umudu olmayanların bir efsane yaratıp ona sığınma hikayesidir İyi okumalar زمین آهن است و آسمان مس جلد دوم کتاب آنسوی کوهستان استچوكورووا به تركي بمعنی دره گود سرزمینی است که بیشتر داستان های یاشار کمال در آن می گذرند اطلاعاتی از اینترنت درمورد چوکورووا چوکوروا نام منطقه‌ای است در جنوب باختری ترکیه و دربرگیرندهٔ استان‌های مرسین، عثمانیه و ختایچوکوروا کنونی منطبق با سرزمین تاریخی کیلیکیه است نام کیلیکیه‌ای‌ها در نوشته‌های آشوری به گونهٔ خیلیک‌کو آمده و در آغاز هزاره یکم پیش از میلاد یکی از چهار قدرت آسیای باختری بوده‌اند این سرزمین را ارمنستان کوچک نیز خوانده‌انددر این جلد، افسانه های زیبا و عشقبازی حسنه و رجب و آخرین حرف های تاش باش اوغلو به دهاتی ها و زیبای خاصی به داستان داده اندنکته ای که اضافه کنمصحنه های جنسی کتاب های یاشار کمال، بیشتر حال و هوای عاشقانه دارند تا هوس آلود و بر زیبایی داستان می افزاینداما داستانهمه زندگي اين مردم فقير ترکمن از پول فروش پنبه چيني بدست مي آيد ودر آخر به قصبه مي روند و از عادل افندي جنس هايي با 5 برابر قيمت واقعیشان مي خرند ولي اين بار دير به پنبه چيني رسیده اند و نمي توانند بروند چيزي براي زمستانشان بخرند،چون قرض پارسالشان به عادل افندي را پرداخت نکرده انداز یکطرف دهاتی از عادل افندی می ترسند که بیاید و قرضش را بخواهداز طرف دیگر اربابان و عادل افندي ترسيده اند،در دهكده اي که ارباب به ناموس زنان تجاوز كرده بود،روزی زنان دِه صبرشان تمام می شود و با سنگ دنبال ارباب می افتند و تکه تكه اش کرده بودنديكي از اصليترين حرفهايي كه ياشار كمال در بيشتر كتاب هایش مي گويد اگر باهم متحد باشيم و هر قدر هم تك تك مان ضعيف باشیم، هيچ قدرتی ياراي مقابله با ما را نخواهد داشت فقط باید ایمان داشت یاشار کمال میداند که افسانه ها و داستان ها هستند که به مردم ایمان می دهندجملاتی از کتاب اگر اين مزارع لم يزرع بشوند مردم چيكار خواهند كرد؟آيا از گرسنگي خواهند مرد؟؟؟ وقتي كَل عاشيق آواز هايش را به كُردي مي خواندبه كُردي مي خواند اما ترك و فارس و روس و انگليسي هم آنرا مي فهميدشاعري كرد مي سرایدانگار ظلمتي صد ساله همه جارو فراگرفته استعاشیق عارف و نغمه سرای سیاری است که ساز می‌نوازد و آواز می‌خواند İlk kitabın çektiğinden muzdaripti Uzun paragraflarla olmasa da olur denilebilecek cümlelerle doluydu Yoksa hikaye harika Onlarca masal anlatan mitolojik bir roman Bu romanı okuyunca düş gücümüzün dış güçlerce nasıl katledildiğini daha iyi anlıyor insan Çoğu zaman dışarıda burnumuzun dibinde olup da fark edemediğimiz taş toprak çiçek böcek nasıl da apaçık görünür oluyor bu romanı okuduğumuz ufacık odamızda Doğa yeryüzü çok güzel betimlemelerle capcanlı gözümüzün önüne serilirken Anadolu insanının çilelerini ve çaresizlikten doğan kurnazlıklarını kalbimizde beynimizde ölçüp biçip tartıyoruz Sık sık tekrarlanıp duran aynı betimlemeler okuyucu biraz usandırsa da roman insan psikolojisine merak uyandırmayı çok iyi beceriyor korku çaresizlik kurnazlık kendini kandırma kendi yalanına inanma düşlere sığınmaÇaresizlik midir salt düşleri besleyen? Ya günümüz insanının düşsüzlük çaresizliği? Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine ve İsmet Paşa’ya ince ince dokundurması da dikkat çekici bir öğe olarak öne çıkıyorÖzellikle betimlemelerde yer yer yoğun bir şekilde kullanılan yöresel dil okuyucunun söz dağarcığını zenginleştiriyor Kara mizah da içeren romanda en sevdiğim hikaye Koca Halil’in hikayesi En sevdiğim betimleme “Bu karanlık taş gibi duvar gibi çelik gibi bir karanlık Dünya kurulduğundan berinin karanlığını bir araya yığıp bu geceye vermişler “En sevdiğim imgeler Gece karanlık ateş yel boranEn sevdiğim karakterler Hasan Taşbaşoğlu Koca Halil MeryemceBu kitabın filmini de görmek istiyorum En çok da betimlemelerin nasıl canlandırıldığını merak ediyorum من أجمل السرد قصة تختطفك إلى قرية تركية نائية لتسترق النظر في كل بيت على حدة و تصبح جارهم الجديد رائعة Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabı bu ilkinin Ortadirek devamı Ancak bu kez mevsim kış Toros köyünü ve köylüsünü kış haliyle resmediyor Yine Muhtar Sefer Meryemce Ana Uzun Ali ve Taşbaşoğlu tüm gerçeklikleriyle anlatılıyor Aslnda mevcut efsanelere söylencelere yenilerini ekleyerek bir destansı roman yazıyor Yaşar Kemal Köylünün gel gitlerini daha iyi anlatacak bir yazar olamaz diyorum Kendi halinde bir insandan nasıl ermiş evliya yaratılabileceğini köylünün o sessiz gücünü pek güzel anlatıyor Sıra üçlemenin son kitabı Ölmez Otu’nda Goodreads uotes' a eklediğim aişağıdaki alıntı aslında Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabının özeti gibi“Tam ocaklığın alnında orta yerinde de büyük bir Mustafa Kemal resmi asılıydı Başında kalpak vardı Kaşları kalkıktı Yüzüne inceden alay eden bir hal takınmıştıTaşbaşoğlu ona baktıkça içinden bir hoş acımaya benzer bir duygu geçiyorduOna göre Mustafa Kemal iyi adamdı hem de babayiğit bir kişiydi Azıcık da alaycı Bu neden böyleydi? Çok çalışmıştı Varını yoğunu bu millete vermişti Hocalar ona karşı koymuşlar millete gavur diye ilanat vermişlerdi Çok şey yapmış çok engeli aşmış Ama bir eksik yönü vardı bir yapamadığı işi vardı Üstesinden gelemediği Yoksa bir insan böyle inceden inceye oturup da dünyaya gülmezdi ”Yer Demir Gök Bakır deyimi hiçbir yerden yardım görme umudu ve olanağı olmayan nereye ve kime başvurulursa vurulsun ele bir şeyin geçmediği ve bütün yardım kapılarının kapalı olduğu durumları anlatmak için kullanılan bir deyimmiş Ortadirek'te doğaya ve ağaya yenilen köylü bu kez kullanılmaya müsait inançlarınaefsanelere ve köylünün safiyane duygularını sömürmeye hazır muhtara yenilmek üzereyken köylünün köyün belki aklı başında tek adamını Taşbaş'ı ermiş bir meczup ilan etmesi ne ironiktirRomanda devleti temsil eden demokrat partili muhtarın olabildiğine simsar deverim Türkiyesini temsil eden yüzbaşının belki çok makul olan ama gene de köylü düzeyine ulaşmayan devrimleri sopayla da olsa kabul ettirmeye çalışması Yaşar Kemal'in en güzel sistem eleştirilerinden biri belki deÜçlemenin ilki alabildiğine gerçekken ikincisinin de oldukça fantastik olması köylünün umarsızlığının devamı n'olcak diye merak edenleri tatmin etmeyebilir ama devrimleri bir türlü benimseyemeyen Türk köylüsünün kahramanla otorite sembolü arasında kalırken sürekli olarak istikbalinin değil menfaatinin gittiği yönü tercih etmesinin adına yeni denilen günümüz Türkiyesine de ışık tuttuğunu düşünüyorum Bu romanı filme uyarlayan Zülfü Livaneli'ye de Taşbaş rolüyle ilk sinema deneyiminde harika bir iş çıkaran Rutkay Aziz'e de şapa çıkarıyorum Evet bir önceki kitaba kaldığımız yerden devam ediyoruz Hatırlarsanız bir önceki kitapta koca Halil'in lafıyla millet köyü terkedip Çukurova'ya gitmiş ve hiç bir şey bulamamıştı Olan Uzun Ali ve ailesine olmuştu Bu kitabın başında öğreniyoruzki köylünün hışmından korkan ve utanan Halil kaçmış sırra kadem basmış kendini dağlara vurmuş Bu sefer kahramanımız şerefsiz Muhtar Sefer Köylünün en çok korktuğu adam Adana'dan her an gelmesi beklenen Adil Bütün köylü Adil'e borçlu Ve koca Halil'in yüzünden bütün pamuk hayalleride suya düşmüş bu sene Adil her an gelebilir ve köylünün karılarının donuna kadar herşeyi alıp gidebilirSefer'se bu korku sayesinde köylüyü kullanıyor yönlendiriyor Adil'in köydeki en büyük dostu Sefer Ancak bir Taşbaşoğlu var Sefer'e zerre saygı duymuyor Hiç sallamıyor Sefer'i Sefer ise ona boyun eyedirmek için yapmadığını bırakmıyor Bir gece çarşaflara sarınıp kadın kılığında adamın evine gidio onu öldürmeye bile çalışıyor Ama ne yaptıysa bir türlü olmuyor Taşbaş'ı yakalayamıyor Aksine tüm bu olayların sonunda cahil köylü Taşbaşı ermiş ilan ediyor iyi mi?Taşbaş hiç oralı değil Herkese anlatıyor bıkmadan usanmadan köylüyü meydanda topluyor gene anlatıyor Ermiş değilim diyor Ama ne yapsa köylü mucizeye ermişliğe yoruyor Hiç ermiş adam ben ermişim der mi?İşin garibi gel zaman git zaman köyün aydını Taşbaş kendide inanıyor ermiş olduğuna Başlıyor hastaları fakirleri okumayaAdil'se bu kitapta nedeninin anlamasakta gelmiyor köye Sefer'e söyleyin o anlar neden gelemeyeceğimi bu sene diyor Sefer'se kulun kölen olayım Adil Ağa geliver şu köye diye yalvarıyor Bunuda anlamıyoruz neden böyleYaşar Kemal Muhteşem biri Tutamak sorunu dedim Dünyada hepimiz sallantılı korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır Tramvaylardaki tutamaklar gibi Uzanır tutunurlar Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine sanatına Aylak Adam Yalak köyü insanlarının Adil Efendi ve yokluk karşısında sığındığı dayanağı anlatıyor roman