Değmez

Değmez[KINDLE] ❆ Değmez ❤ İsmail Güzelsoy – Jobs-in-kingston.co.uk Kelimelerin gücüne edebiyatın büyüsüne inancını koruyanlar içinBenim için çizdiğin kader planını kabul etmiyorumTanrı insanın ölümsüzlüğe varmış halinden başka bir şey değil Kelimelerin gücüne edebiyatın büyüsüne inancını koruyanlar içinBenim için çizdiğin kader planını kabul etmiyorumTanrı insanın ölümsüzlüğe varmış halinden başka bir şey değil diye cevaplıyordu beni Selman Dermanî Ölüm ile kesilen bir hayatın hiçbir anlamı yoktur Değmez Bütün bu çabalara sağalmaya hasta olmaya iyileşmeye çalışmaya mülk edinmeye çocuk yapmaya âşık olmaya Değmez Lisan öğrenmeye şiir okumaya saz dinlemeye mutlu olmaya DeğmezAncak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatının bir anlamı olabilir Kendimi yeniden sıfırdan üretmeyi istiyorum Bunu yapacağım Hakkım Kadere teslim olacaksak mağaralara dönelim haydiİnsan yalnızca bir kez Değmez diyebilir ikinci kez bunu tekrarlıyorsa sahtekârdır İlk söylediği anda kalemini kırmıştır zaten Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasının altında bir adam yatıyor Bir edip Faruk Ferzan Ne oldu bana Öldüm mü diye soruyor kendi kendine Öldü mü Ölmediyse birinin onu kurtarması gerekecek Yola devam etmesi gerekecek Aşk yaşanmaya değerse bunu yapmalıEl çabukluğuyla bizi efsunlayan bir yazar var karşımızda Fennî Sihirler yapan bir sihirbaz İsmail Güzelsoy Değmez'de hayatın en büyük iki sırrının aşkın ve ölümün dansını koyuyor sahneye. “‘Değmez’ bir bakıma insanın varacağı en büyük sırrın arkasından söyleyeceği son bilge söz olabilirdi Bunun ötesinde bir hikmete ulaşılır mıydı bilemem ama öyle bir mertebe vardıysa bile onu kimse dile getirmezdi Değmeyeceğini bilirdi İnsan yalnızca bir kez’Değmez’ diyebilir ikinci kez bunu tekrarlıyorsa sahtekardır İlk söylediği an kalemi kırmıştır zaten” Artık eminim sayın Güzelsoy ne yazsa okurum gözlerimden kalpler çıkarakTavsiye ederim bile demiyorum okumadığınız kabahat Tek kelime ile eşsiz bir roman okudum Dile son derece hakim zeki çalışkan bir yazar Ismail Guzelsoy Gölge ve Hatırla ile Fenni Sihirlere devam Varlığından bir kaç ay öncesine kadar haberim bile olmayan bir yazar İsmail Güzelsoy Bu da benim ayıbım olsun İlk defa bir kitabını okudum son olmayacağını peşinen söyleyeyim Kendisine Hakan Bıçakçı'nın Uydurmanın İncelikleri isimli çalışmada hayran olmuştum yazarlık ve kurmaca yaratma serüveni ile ilgili verdiği cevaplar çok doyurucu ve zekiceydi ilk defa bir romanını okudum ve tahmin ettiğim gibi hayal kırıklığına uğratmadıÖncelikle Anadolu topraklarından Iğdır'dan çıkmış bir yazar kendisi memleketin doğusundan Bu romanında bunu da fazlasıyla hissettiriyor o mistik hava o masalsı anlatım bana doğuyu çağrıştırdı Romanın açılışı gerçeküstü büyülü gerçeklik dediğimiz türe yakın İki karga konuşuyor üstü buz tutmuş Aras nehrinin dibinde bir yazar yatıyor ama ölü mü belli değil bir karakter rüzgarla ağaçla konuşuyor Böyle bir açılış insanın ister istemez ilgisini çekiyor ve acaba ne olacak diye merak etmeye başlıyorsunuzRomanın devamı tamamen bu teknikle yazılmış olmasa da çok akıcı ve masalsı bir anlatımla devam ettiğinden böyle bir açılış hiç sırıtmıyor Bu arada başlangıç kısmı ve ara kısımlar üçüncü tekille yazılmış ama ana iki karakterin kendi hikayelerin anlattığı kısımlar birinci tekille anlatılıyor tabi bu da hikayelerin içine girmeyi kolaylaştırıyor İlk bölümdeki açılış hem hikayenin devamındaki bazı olayların gerçekçiliğini sorgulamanızı engelliyor çünkü biliyorsunuz ki bu gerçeküstü olayların yaşanacağı bir roman o yüzden çok aşırı mantık aramıyorsunuz kendinizi hikayenin akışına kaptırıyorsunuzOkurken çok keyif aldığım bir roman oldu ve herkese tavsiye ederim böyle kaliteli yazarlar ülkemiz edebiyatında olduğu için şanslıyız Ama iyi kötü kurmaca eserleri takip etmeye çalışmama rağmen bu kadar eser vermiş bir yazarı daha yeni tanıyor oluşum da bence sadece kendi adıma değil ülkenin edebiyata yazarlarına verdiği önem adına da düşündürücü Geçip giden zamanın gaddar sürüklenişi içinde bir şeyleri yakalama çabamız nasıl da gülünçtü S118 Sonra bir akşam zamanın dev bir mezarlık olduğunu fark edersin Öfkeli bir yalnızlıkla bu keşfinin verdiği acıyla kıvranıp durursun bir zaman İsyan etmeye bile takatin kalmaz Boğulursun S122 Zamanda sürüklenmekten kurtulamayız ama insan unutuşa tutunabilir S124 En kıymetli kitaplarımdandır artık Her ara verdiğimde kitabı öperek bıraktım masaya Kitabı öperken selfim var o derece delirtici güzel Argo şiddet mizah kesikler yaralanmalar mekân kurgusu olay kurgusu karakter gelişimi İsmail Güzelsoy'un romanlarında yarattığı o masalsı şark ortamını ben de çok seviyorum Büyüleyici Değmez'in özellikle ilk yarısındaki kurgu da öyle Ancak olayların çözülmeye başladığı noktada sanki roman zayıflıyor Karakterler ve olaylarla ilgili bazı soru işaretleri korunsaymış daha iyi olurmuş gibi düşündüm Güzelsoy kesinlikle okunmalı daha çok okunmalı Benim için sırada Hatırla var sonra diğerleri İyi ki yazıyor ve yazdıklarını bize yaşatıyor Teşekkürlerimle Uzun zamandır okuduğum en iyi Türk romanı Yazarın yarattığı masalsı dünyayı ve kitabın masumiyetini çok sevdim Kitap tarih boyunca ZAYIFLARIN da MUTLU olma hakkı için mücadele eden yiğit insanlara ithaf edilmiştirPARANIN kokusuyla ERKEK organından yayılan öfkeli KOKUNUN nasıl aynı olduğunu anladım fahişe ZAMANIN pençesinden kurtulmak için onun içinde bir şeye ODAKLANMAK yalnızca YAPTIĞIN ŞEYİ YAPMAK ve MERAK'a tutunarak zamandan uzak durmak lâzımİDEOLOJİ dünyanın BAŞKA türlü OLAMAYACAĞINA ve sıradan basit insanlar oluşumuzun bir ZAYIFLIK bir YENİLGİ olduğuna İKNA edilmemizdirVİCDANA bile ihtiyaç duymayacağımız bir ADALET arzuluyoruz C SüreyyaBir YANLIŞLIK sonucu istiridyenin içine kaçan bir KUM TANESİ'nin nasıl İNCİ'ye dönüştüğünü KUSURLARIN nasıl DEĞERLİ olabileceğini öğrendim Ben incinin içindeki KUMU gördüm ya bir sefer artık kuma bakınca da İNCİYİ görmeyi öğrendim ve ne zaman sahile insem MİLYONLARCA İNCİYE basarak yürürüm Bizim inci fabrikalarımız da HAYALLERİMİZ'dirSenin ayak izlerinde KAYBOLMAYA yürüdüm senin AYNANA düştüm Elim sana dokunursa KANAT olur şimdi; ellerime dokunursan anlarsın seni nasıl ARADIĞIMI AVUCUMDA İNCİLELEŞENİMSİN SEN BENİM Günlük eril konuşma dilini argo ve küfürleri doğrudan aktarmasını nasıl karşılayacağımı bilemediğim bir kitap Bir türlü kaç puan vereyim bilemedim Arafta kaldım Zaten günlük hayatta yeterince bu söylemlere maruz kalırken kitabın da böyle bir söylem sunması sanırım beklenmedikti benim için